Kars’ın Beyaz Yüzleri   /   20-24 Şubat 2019



Doğu Ekspesi ile Kars- Divriği, Sivas'dan uçakla dönüş
Haydarpaşa Garı'na 2012 Ocak'daki vedadan sonra tren ısrarımız sürüyor. Uçakla ulaştığımız Kars'dan,raylar boyunca bu sefer Divriği'ye kadar gidiyoruz. Her bahar Sivas'dan başlayıp Arapgir'e kadar heyecanla kateddiğimiz bu rotadaki ilçeyi bir de demiryolu üstünde bir durak olarak, karakışta ziyaret ediyoruz. Gezide; Rusların kurduğu garnizon kısmıyla beraber Kars'ı keşfediyoruz. Ani Antik kenti ve bir masal dünyasını andıran donmuş Çıldır Gölü'nde de halk türküleriyle beraber unutulmaz anlarımızın olduğu yolculuk, Şeytan Kalesi yürüyüşü, cirit, Sarıkamış ormanları, Kars'ın beyazlığında yitip gitmiş Malakan halkının izleri ile renkleniyor. Her koşulda uçakla en ucuz gitmek için yapmanız gereken hemen karar vermek.




1. gün - Çarşamba: İstanbul – uçakla Kars, Ani Antik kenti
Pegasus havayolu ile 8.00 ile Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Kars’a uçuyoruz. 10.00'da şehre iniyoruz. Gün ışığından kazanmak için otele eşyalarımızı bırakıp öğle yemeği için kısa bir mola veriyoruz. Sonrasında Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabeleri'ni ziyaret etmek için hareket ediyoruz. Burada; Gagik Kilisesi, Havariler Kilisesi, Aziz Krikor Şapeli, Aziz Patrik (Halashar) Kilisesi, Büyük Katedral (Fethiye Camii), Tigran Honents (Resimli) Kilisesi ve sınırın en ucunda bulunan Bakireler (Rahibeler) Manastırı, Pers Uygarlığı’na ait bir Zerdüşt Ateşgedesi ve bir Gürcü Kilisesi göreceğiz. Ani Kenti, Selçuklular Dönemi’nde de iskân edildiği için; Selçuklu Sarayı ve Kalesi, hamamları ve Türklerin Anadolu’da yaptıkları ilk Cami olan Ebu-l Menucehr Camii’ni de göreceğiz. Gezinin sonunda şehre dönüyoruz. Akşam yerel yemeklerden oluşan bir menü ile otelimizde olacağız. Konaklama Kars Simer otelde.

2. gün - Perşembe: Çıldır Gölü, Şeytan Kalesi, Kars şehir gezisi
Erken kahvaltıdan sonra Çıldır Gölü’ne hareket ediyoruz. Yaklaşık 2000 metredeki buz tutmuş Çıldır Gölü kıyısı boyunca Akçakale adasını, köyleri de ziyaret ederek öğle molası vereceğimiz noktaya geliyoruz. Yemekte de menü de Çıldır'ın balıkları var. İsteyenler buzları kırarak yapılan balık avını izlemeye gidecek, isteyenler rengarenk kızaklı at arabalarıyla küçük bir tur atacak, isteyenler de soba başında çay keyfi yapacak. Hava ve zaman durumu uygunsa Şeytan Kale'sine bir saatlik yürüyüş yapacağız. Sonrasında Kars’a dönüyoruz. Kars’ta şehir gezimiz var. Özellikle Tahtdüzü bölgesi gezimizin merkezini oluşturacak.
Akşam yemeği için, isteyenlerle bir köye konuk oluyoruz ve kaz yemek üzere köyden İpek hanımın mekanındayız. İsteyenler şehirde de akşam yemeği alabilirler.

3. gün - Cuma: Sarıkamış, Malakan değirmeni ve köyü ziyareti / Cirit oyunu
Bugün sabahtan hava durumuna bağlı olarak isteyenlere cirit var. Yol üzerinde eski bir Malakan yerleşimini ve değirmenini ziyaret ediyoruz. Devamında Sarıkamış'da Katerina'nın köşkü ve kayak tesislerinde yüksek çam ormanlarında telesiyej keyfi...
Akşam yemeği için yine şehirdeki alternatifler konusundan aydınlatacağız. İsteyenlere de Mütevazi bir Kars gecesi düzenleyen, yemeklerinde iddialı Hanımeli restoranda rezervasyonlarını yapıyoruz.

4. gün - Cumartesi : Kars'dan Divriği'ne Doğu Ekspresi ile...
Ülkenin Kafkas coğrafyasına dayanmış bu şehrinden ayrılıp, raylar boyu demlene demlene Anadolu'yu aşarak Ankara'ya yolculuk zamanı. Sabah 8'de trenimiz hareket ediyor. Doğu Ekspresi’nde pulman vagonumuza yerleşiyoruz. Restoran vagonunda trenin güncel koşullarında 'güzel' bir çay ile başlıyor yolculuk. Sarıkamış ormanlarından nefis manzaralar içinden geçip Erzurum'a vardığımızda koşarak gelen bir eleman cağ kebaplı dürümlerimizi getiriyor öğle yemeği olarak. Erzincan derken Fırat Coğrafyasına dalıyoruz. Divriği'nde artık hava kararırken biz iniyoruz. Her bahar Sivas'dan başlayıp Arapgir'e kadar büyük bir ilgi ve sevgiyle kateddiğimiz bu rotadaki ilçeyi bir de demiryolu üstünde bir durak olarak kara kışta ziyaret ediyoruz. Tarihi bir konakta ünlü Divriği pilavını ilçenin en becerikli kadınlarının ellerinden yiyip, Divriği'de Mengücek otelde konaklıyoruz.

5. gün - Pazar: Sivas, uçakla İstanbul
Kahvaltı sonrası Unesco mirası listesine Türkiye'den ilk giren eşsiz mimarisi ile Ulu Cami'yi dışardan, konakları ve müzeyi içerden ziyaret edip Kangal üzerinden Sivas'a devam ediyoruz. Yol üzerinde aşıklık geleneğinin turistik değil yaşayan insanı olarak hem saz yapım ustası hem sözü olan Şentürk Usta'nın atölyesini sanayi sitesinin içinde bir çayını içiyoruz. Öğlen yemeğinde Sivas köftesi esnaf tadında soframızda. Selçuklu şehri Sivas'ta Gök Medrese, Buruciye, Şifahiye medreseleri derken Erzurum kongresinin yapıldığı Cumhuriyet'in temeli atılan noktada geziyi sonlandırıyoruz. Akşam yemeği için Lezzetçi'ye girip isteyen Sivas Köftesi isteyen Sivas kebabı yiyor. Sivas'dan Pegasusun 22.20 uçağıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na uçuyoruz.