Tüm Renkleriyle Hindistan
Varanasi- Khajuraho-Jhansi-Jaipur-Pushkar-Udaipur-Delhi   /   24 Ocak - 2 Şubat 2020




Gezginlerin olmazsa olmaz duraklarından Hindistan'a gidiyoruz. Programda başta elbette altın üçgen olarak adlandırılan Delhi - Agra - Jaipur olacak. Ama Rajhastan bölgesi, Udaipur ve Puskhar'da gezimizi renklendirecek. Kırmızı şehirlerden beyaz şehirlere yolculuğumuz sürecek. Kimi zaman trende, kimi zaman fil sırtında olacağız. Khajuharo'da Hindistan tarihine uzanacağız. Ve Varanasi'de Ganj nehrinin törenlerine tanıklık edeceğiz. Hindistan'a yolculuk var...



1. gün - 24 Ocak İstanbul hareket
TK 716 20.50 uçağıyla hareket ediyoruz.

2. gün - 25 Ocak Delhiye Varış – TK 716 (20:50 ) ,VARANASİ – AI 406 (10:25/11:50)
Sabah TK 716 sayılı uçuşumuzla 05:15'da Yeni Delhi'ye varıyoruz. . Misafirperverliğin bir yaşam biçimi olduğu Hindistan, geleneklerle bezenmiş kültürünü, müzik ve dans ile yaşayan bir tarihe sahiptir . Tam da bunun ispatı olarak havaalanında güzel bir şekilde karşılanıyoruz. Varanasi'ye uçmadan önce havaalnı otelinde bir duş alıp üstümüzü değiştiriyoruz. Kahvaltımızın ardından AI 406 sayılı uçuşumuzla 10:25'te Varanasi'ye uçmak üzere iç uçuşlar terminaline gidiyoruz.
11:50'de Varanasi'deyiz.Ruhsal aydınlanmanın şehri ve büyüleyici tarihi ile Hindistan'ın en eski şehirlerinden biri olan Varanasi. Vardığımızda otele transfer edilip, öğlen yemeği yiyoruz. Günün geri kalanında otel hizmetlerinden yararlanıp rahatlıyoruz. Akşamüstünde bir çeşit nehir ayini olan Ganga Aarti'yi izlemek üzere Ganj nehrinin kıyısına gidiyoruz. Otele dönüş ve akşam yemeği.

3. gün - 26 Ocak Varanasi
Güne erkenden Hindistan'ın en kutsal nehri olan Ganj Nehri'nde bir tekne turu ile başlıyoruz. Ordan Bharatmata ve Vishwanath Tapınaklarını dışarıdan olmak üzere ziyaret ediyoruz. Otelimizde yaptığımız doyurucu bir kahvaltının ardından Budha'nın ilk vaazını verdiği Sarnath'a – Varanasi yakınındaki ufak bir kasabaya gidiyoruz. Burada Dhamek Stupa'sını, Ashoka Sütunu'nu, Chaukhani Stupa'sını, Arkeoloji Müzesi'ni ve Mulgandhakuti Vihara'yı göreceğiz. Turun ardından huzurlu bir uyku için otelimize geri dönüyoruz.

4. gün - 27 Ocak Khajuraho – 9W 2423 (12:40/13:35)
Kahvaltının ardından otelden ayrılıp Madya Pradesh'te bulunan ve Hindistan'ın orta çağ tapınaklarının en iyi örneklerini bulunduran Khajuraho'ya uçuyoruz. Şehre varır varmaz otelimize transfer oluyoruz. Öğlen yemeğinin ardından Doğu Grubu Tapınakları'nı görmek üzere yola çıkıyoruz. -Parshvanat, Adinath ve Shantinath. UNESCO Dünya Mirasları arasında olan bu tapınaklar, nesiller boyunca insanları dahiyane mimarisi, çetrefilli oymaları ve en çok da erotik heykelleri ile kendine hayran bırakmıştır. Tur sonunda otele dönüyoruz.

5. gün - 28 Ocak JHANSI – 180 Kmlik Kara Yolculuğu (08:00)-AGRA-SHATABDI EXPRESS (18:40/21:10)
Kahvaltının ardından Jhansi'ye kara yolu üzerinden hareket ediyoruz. Yolumuzun üstünde Orcchaya uğrayacağız. Orchha, şehrin her kesimiyle tarih kavramını tekrar canlandırıyor. Üstün Mughal mimarisinin canlı bir örneği olan anıtlar zengin geçmişlerine dair ufak da olsa fikir edinmemizi sağlıyor. Burada Orchha Şato Kompleksi ve Tapınakları göreceğiz. Turumuzun sonunda Agra'ya yapacağımız tren yolculuğuna başlamak için Jhansi'ye devam ediyoruz.
Agra'ya vardıktan sonra otelimize yerleşiyoruz. Yamuna ırmağının kıyısına kurulu şehir aynı zamanda Taj'ın şehri olarak da bilinir.

6. gün - 29 Ocak Jaipur -245 Kmlik kara yolculuğu (15:00)
Bugünkü Agra turumuza Taj Mahalı ziyaret ederek başlıyoruz. 17. yy'da Mughal İmparatoru Şah Cihan tarafından beyaz mermerden inşaa ettirilen Dünya Mirası yapı, Yamuna Nehri'nin dibinde göz kamaştırıcı bir biçimde yükselmektedir. Burdan sonra başka bir Dünya Mirası olan Agra Kalesi'ni göreceğiz. Kırmızı kumtaşınan inşaa edilen kale, Hindistan'ın en iyi Mughal kalelerinden biri olmasının yanısıra mermer kakma işleri ile de ünlüdür. Mermer fabrikası gezmeden turun bitmesi düşünülemezdi. Burada el yapımı mermer kakmaların yapılma sürecini göreceğiz.
Rajastan'da bulunan ve Pembe Şehir olarak bilinen Jaipur'a gitme vakti. Şehre vardıktan sonra otelimize yerleşiyoruz

7. gün - 30 Ocak Jaipur
Hint kültür ve geleneklerini içinde en fazla barındıran güzel şehir Jaipur'da uyanıyoruz. Oteldeki kahvaltımızın ardınan tura başlıyoruz. Hawa Mahal'ı ziyaret edeceğiz – kelimenin tam anlamıyla “Rüzgarların Sarayı” olarak bilinen saray kırmızı ve pembe kumtaşından inşaa edilmiştir. 18. yüzyılda inşaa edilen yapının amacı perdeli bir duvar sistemi ile kraliyet ailesi mensubu kadınların sokak festivallerini görünmeden izleyebilmesiydi. Hawa Mahal'dan sonra Amer Kalesi'ni görüyoruz – soluk sarı ve pembe kumtaşları ile beraber mermer ilaveler ile kraliyet mimarisinin kusursuz bir örneği. 16. yy'da bir yamaca inşaa edilen saraya keyifli bir fil yolculuğu, ya da arazi araçları ile çıkabiliriz. Sıradaki hedefimiz Şehir Sarayı - Pembe şehrin merkezinde bulunan saray 18. yy'da kırmızı ve pembe kumtaşları kullanılarak inşaa edilmiş, ve kompleks yapısı ile geniş bir alana yayılmıştır. Şehir Sarayı'nın hemen yanında ise 18. yy'da astronomik hesaplamalar için inşaa edilen gözlemevi Jantar Mantar bulunmaktadır – Yine bir Dünya Mirası Olan gözlemevi, alışılagelmişin dışında formlara sahip devasa heykellerden oluşan koleksiyonundan dolayı ilginç bir uğrak noktası. Akşamüstünde Yerel Pazar'ı gezeceğiz.
Muhteşem bir günün ardından, Thali usulü akşam yemeği yiyip yerel dans gösterisini izleyeceğiz.

8. gün - 31 Ocak – Delhi
Kahvaltının ardından Hindistan'ın başkenti Delhi'ye doğru yola çıkıyoruz. Vardığımızda hiç vakit kaybetmeden turumuza Qutub Minaresi'ni ziyaret ediyoruz- Dünya mirasları arasında olan minare, Dünya'nın en uzun tuğla minaresi olarak da bilinir. Delhi sultanlığı tarafından inşaa edilmiştir. Akşamüstü Lotus Tapınağı'na gidiyoruz - Tapınma evi Bahai, çiçeğe benzeyen mimari yapısı ile bilinir.
Turun ardından akşam yemeği için otelimize dönüyoruz.

9. gün - 1 Şubat – Delhi
Bu son günümüzde Delhi'nin derinliklerinde kayboluyoruz. İlk başta Eski Delhi'de başlayan turumuzda Jama Mescidi'ni ziyaret ediyoruz – Hindistan'ın en büyük camilerinden biri olan mescid 17. yy'da Şah Cihan tarafınd inşaa ettirilmiştir ve Eski Delhi'nin keşmekeşi içerisinde dingin bi vaha niteliği taşır. Hemen ardınadn Kızıl Kale'yi görüyoruz – Yine Şah Cihan tarafından 1648 yılında inşaa ettirilen kale, 1857 yılına kadar 200 yıldan fazla bir süre Mughal'lara ev sahipliği yapmıştır. Kırmızı kumtaşından inşaa edilen kale, Mughal yaratıcılığının gözbebeği sayılır. Kale ziyareti sonrasında ise bizi Chandni Chowk bekliyor. “Ayışığı sarayı” anlamına gelen Chandni Chowk Hindistan'ın en eski ve kalabalık pazarlarından biridir. Dar pazar tezgahları arasında ortaçağ usulü alışverişi deneyimleyebileceğiz. Eski Delhi'deki alışveriş maceramızdan sonra Hümayun Türbesi'ne gidiyoruz -16. yy ortalarında inşaa edilen mezar Pers ve Mughal mimarisini birleştirmesinin yanında Tac Mahal'den de ciddi ilham almıştır ve Hindistan'daki ilk bahçe mezardır. Gerçekten gezilmesi gereken bir yer! Burdan 1. Dünya Savaşında hayatını kaybeden 82.000 askerin anısına inşaa edilen Hint Kapısı'na geçiyoruz. Şimdi Rashtrapati Bhavan'ın önünden geçiyoruz- Hindistan Cumhurbaşkanının oturduğu villa, pek çok nefes kesici manzaraya ev sahipliği yapmaktadır. Villanın içinde devasa başkanlık bahçelerine, geniş açık alanlara, koruma lojmanından ahırlara kadar ihtiyaç duyulabilecek her türlü servis mevcuttur. Turumuzun son uğrak noktası Lakshmi Narayan Tapınağı – aynı zmanda Birla Mandir olarak da bilinen tapınak Şehrin ana tapınaklarından biridir ve Lakshmi (bereket tanrıçası) ile Narayana'ya (koruyucu) adanmıştır. Sanayi devi Baldeo Das Birla tarafından 7.5 akrelik bir alanda kurulu tapınakta pek çok sunak, bahçe ve geeta bhawan (bir çeşit ibadet alanı) bulunur.
Şehir turunun ardından akşam yemeği için otele dönüyoruz. Gece geç saatte İstanbula uçmak üzere havaalanına transfer oluyoruz.

10. gün - 2 Şubat Delhiden Ayrılış – TK 717 (06:55)
Sabah 06.55 uçağıyla İstanbul’a hareket ediyoruz. 11.30 Istanbul’dayız.